Kadinportal.NET Kadin Dünyasına Açılan Yeni bir Boyut

Bebeklerde Yenidoğan Sarılığı

Bebeklerde yenidoğan sarılığı, yenidoğan döneminde meydana gelen bir sorundur. Bebeğin doğmasından ilk 28 gün arasında geçen zaman dilimine yenidoğan dönemi denilmektedir. Yenidoğan sarılığı erken doğan bebeklerin ortalama %80-90 aralığında olurken, normal zamanında doğal bebeklerde %50-60 aralığına kadar gerileyebilmektedir.

Bebeklerde yenidoğan sarılığı genellikle zaman içerisinde kendiliğinden geçebilmektedir. Ancak bazı durumlarda geçmemesi ve ciddi komplikasyonlara yol açabilmesi de görülebilen bir durumdur. Bu noktada bebeğinde sarılık belirtileri gözlemleyen ebeveynlerin, bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekecektir.

Yenidoğan Sarılığında Risk Faktörleri Nelerdir?

Yenidoğan bebeklerde sarılık, sıklıkla erken doğan bebeklerde görülebilen bir durumdur. Bebeklerin kuvvetli emme gücüne sahip olamaması da aç kalmasına neden olabileceği için sarılığın ortaya çıkışını hızlandırabilecektir. Genetik faktörlerde yenidoğan sarılığını tetikleyen unsurlar arasındadır. Buna göre ailesinde sarılık tespit edilmiş bebeklerde görülme sıklığının daha fazla olduğu söylenebilecektir. Diyabet hastalığı bulunan annelerin bebekleri ile anne – bebek arasında kan uyuşmazlığının bulunması, bu durumun ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Yenidoğan Sarılığı Belirtileri Nelerdir?

Bilirubin cilde sarı renk veren bir pigment olarak bilinmektedir. Yenidoğan bebeklerde sarılık, bilirubin pigmentinin parçalanamaması sebebiyle, deri altında birikmesi ve buna bağlı olarak kanda artışı ile ortaya çıkmaktadır. Sarılığın en önemli belirtileri arasında;

Yenidoğan Sarılığının Tedavisi

Yenidoğan sarılığı görülen bebeklerin yaklaşık %70’lik kısmında tedaviye ihtiyaç duyulmamaktadır. Yenidoğan sarılığının tedavisi yapılmadan genel olarak iki hafta içerisinde kendiliğinden geçecektir. Bebeklerde Bilirubin seviyesinin normal değerlere inememesi durumunda Kernikterus olarak bilinen zeka geriliği ortaya çıkabilmektedir.

Bu nedenle ebeveynlerin sarılığı tespit etmesi halinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurması gereklidir. Yenidoğan sarılığı genel olarak sık emzirme ile azaltılabilmekte hatta tamamıyla ortadan kaldırılabilmektedir. Ancak bazı ilerlemiş durumlarda bebeğe fototerapide uygulanabilmektedir. Fototerapi bebeğin tamamen çıplak bir şekilde mavi- yeşil spektrum ışığı altında belirli aralıklarla bekletilmesidir.

Fototerapi ışığı bilirubinin hızlı bir şekilde parçalanarak idrar, dışkı ve ter yoluyla atılmasına yardımcı olacaktır. Fototerapi bebeklere kesinlikle zarar verme olasılığı bulunmayan bir ışık türüdür. Ancak bazı durumda ishal ve kırmızı döküntülerin ortaya çıkmasına neden olabilecektir. Genel olarak bu tedavi yöntemi bilirubinin fazlasının atılmasına ve dolayısı ile tedaviden kesin sonuçlar alınabilmesini sağlayabilecektir.

Anne ve bebekte kan uyuşmazlığı bulunuyorsa ve fototerapi yöntemi sonuç vermiyorsa bu durumda kan değişimine başvurulabilecektir. Bunun yanı sıra bebeklerde yeni doğan sarılığının sebebi anne sütü de olabilecektir. Anne sütünden kaynaklı sarılıkta ise, hiçbir tedavi yönteminin uygulanmasına gerek yoktur. Sık ve bol emzirme ile uzun vadede sarılığın tamamen ortadan kaldırılabilmesi mümkün olabilecektir.

Exit mobile version